ULUSLARARASI KATILIMLI 2. TIBBİ JEOLOJİ SEMPOZYUMU 6 Şubat-10 Şubat 2008 - ANKARA / TÜRKİYE
ULUSLARARASI KATILIMLI 2. TIBBİ JEOLOJİ SEMPOZYUMU
Davet / Açılış Konuşması / Önsöz
Dünyanın kabuk yapısını oluşturan kayaç ve mineraller doğada bulunan elementlerin çoğunu bünyelerinde barındırırlar. Kayaçların ayrışmasıyla toprakta zenginleşen ve topraktan da besinler, su ve hava yoluyla alınan bu elementlerin çoğu belirli dozlarda bitki, hayvan ve insan sağlığı için gereklidir. 1493-1541 yıllarında yaşamış olan Paracelsus “Tüm maddeler zehirdir, zehir olmayan hiçbir şey yoktur. Doğru doz zehri ve devayı ayrı kılar” deyişinde belirttiği üzere, elementler, yaşayan canlılar olarak varlığımızın temelini oluşturmakta, bunların miktarı ya da konsantrasyonundaki artış biyolojik işlevleri engelleyen ve sonunda ölüme götüren olumsuz biyolojik etkilerin çoğalmasına neden olmaktadır.
Çevre ve sağlık arasında yakın bir bağ bulunmakta ve bu bağı eski kültürlerden öğrenebilmekteyiz. M.Ö. 3. YY Song ve Ming Hanedanları döneminde kayaç ezilmesiyle ilgili akciğer sorunları ve mesleki kurşun zehirlenmesi bilinmekteydi. Çin, Yunanistan, Mısır ile Peru’daki guatr hastalığı ciddi iyot eksikliğine bağlanmıştır. M.Ö. I. YY Vitruvius, madenlerin yakınındaki suyu ve kirliliği gözleyerek madencilikle ilişkilendirmiş ve potansiyel sağlık tehlikelerini belirtmiştir. 1274 yılında Marco Polo’nun Çin seyahati sırasında atlarının yedikleri otlardan zehirlenerek ölmesinin nedeni olarak, otlarda Selenyum elementi birikiminin olması ve atların selenyum zehirlenmesinden öldüğü yıllar sonra ortaya konulmuştur. Eski toplumlarda yaygın ağır metal kullanımı ve bunların zehirleyiciliği ortaya konulmuştur. Jeoloji ile insan sağlığı arasında doğrudan bir bağ kurulabilmesi ve tüm bu durumlar Tıbbi Jeolojinin temellerini oluşturmaktadır.
Tıbbi Jeoloji: Doğal jeolojik etmenler ile insan ve hayvan sağlığı arasındaki ilişkileri ve bu tür sağlık sorunlarının coğrafi dağılımları ortaya koyan yeni bir bilim dalıdır. Tıbbi jeoloji dalı; yerbilimciler ile tıp ve halk sağlığı araştırmacılarını; kayaçlar, mineraller ve su gibi jeolojik unsurlar ile volkanik püskürmeler, depremler ile toz gibi jeolojik süreçlerin yol aştığı ya da şiddetlendirdiği sağlık sorunlarını çözümünde bir araya getirmektedir.
Doğal afetler denilince birkaç dakika ya da saatte insan yaşamını değiştiren (yok eden), ya da olumsuz yönde etkileyen deprem, sel felaketi, hortum, çığ düşmesi, yangın, heyelan akla gelmektedir. Oysa çevremizdeki kayaçlarda, bastığımız toprakta, yediğimiz besinlerde, içtiğimiz suda ve soluduğumuz havadaki bazı element ve minerallerin insan yaşamını binlerce yıldan bu yana etkilediği düşünülürse, doğal afet sınırlarının zannedildiğinden daha geniş olduğu ortaya çıkmaktadır.
Ülkemiz coğrafyası ve jeolojik yapısındaki çeşitlilik dikkate alındığında, belli yöre ve bölgelerde, genç yaşta insanların dişlerinin lekeli-hareli olması, iskelet yapılarının bozulması, derilerinde fiziksel değişikliklerin ortaya çıkması, boylarının cüce kalması vb. sebeplerle sağlıklarının bozulması bir kader bir yaşam tarzı olarak bilinmekte ve benimsenmektedir. Oysa bunların temel nedenleri arasında toprak, su ve hava yoluyla yaşamımızı etkileyen element ve minerallerin doğal jeolojik unsurların ve süreçlerin rolü bulunmaktadır.
Ülkemizde ilk defa 2005 yılında birincisi yapılan Tıbbi Jeoloji Sempozyumunda; Tıbbi Jeolojinin genel tanımı, element ve mineraller ile insan kaynaklı unsurlar, su, toprak ve hava yoluyla insan sağlığını etki eden unsurlar tartışılmış, Jeoloji mühendisleri, Tabipler, Veteriner hekimler, Biyologlar, Kimyacılar, Ziraat mühendisleri ve Halk sağlığı uzmanları bir araya gelmiştir.
6-10 Şubat 2008 tarihinde Ankara’da Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Kültür Sitesinde yapılacak olan ‘’Uluslararası Katılımlı II. Tıbbi Jeoloji Sempozyumu’’ TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü ile Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ortaklaşa düzenlenmektedir.
Sempozyumda insan sağlığı için gerekli ana ve iz elementleri içeren çevresel konular iyot, selenyum, çinko, bakır, molibden, kadmiyum, civa, demirin çokluğu yada azlığı; bunların bitkiler ile hayvanlar üzerindeki etkileri, içme ve kaynak sularında flor, arsenik, radon sorunu, ağır metal kirliliği, çinko ve demir eksikliğine bağlı kil ve toprak yenmesi ve sağlık sorunları, doğal radyoaktif kaynakları ve etkileri, asbest, eriyonit, silis, talk, demir gibi mineral tozlarının yol aştığı sağlık sorunları, jeolojinin fiziksel tıp ile adli tıp yönü ve Tıbbi Jeolojinin yasa ve yönetmeliklerdeki konumu ve önemi ve diğer konular ortaya konulacaktır. Tüm bu konularda Jeoloji Mühendisleri/Jeologlar, Hekimler, Kimyacılar, Mineraloglar, Jeokimyacılar, Biyojeokimyacılar, Biyologlar, Ziraat Mühendisleri/Ziraatçılar, Toksikologlar, Veteriner Hekimler, Diş Hekimleri, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanları, Adli Tıp Uzmanları, Patologlar, Halk Sağlığı Uzmanları bir araya gelecektir. Gerek bildiri ve poster sunumlarıyla bilimsel ve teknik yönden ve gerekse katılımla vereceğiniz destek anlamlı olacaktır. Katkı ve destekleriniz için şimdiden teşekkür ediyoruz.
Saygılarımızla
Eşref ATABEY
Uluslararası Katılımlı II. Tıbbi Jeoloji Sempozyumu
Yürütme Kurulu Başkanı
Proje Geliştirme ve Altyapı
Halil YAMAN, Önder ATAKUL,
Anıl TURAN,
M. Ali SELÇUK,
Uğur GÜNÇER, Efe Engin ÇÖLOĞLU