Dans etmek, şarkı söylemek, bir enstrüman çalmak, oyun oynamak gibi kavramların her biri ayrı bir yeteneği ve egitimi gerektirdiği gibi, yogun bir duygu ve konsantrasyon ile, disiplinli, sabırlı bir çalışmanın sonucu mümkün olan sanatsal etkinliklerdir. Tüm bunların hepsini bünyesinde barındırdığı tarihi bilgilerle tanımlanmıs olan ŞAMAN , toplulugumuzun bakısıyla dinsel bir kavram olmasından öte döneminin üretken sanatçısıdır.
Topluluğumuzda yer alan her sanatçı, sahne sanatları ile ilgili tüm branşlarda egitimini, ögrenimini, gelişimini sürdürmesi prensibi ile çalışmalarına
1978 Yılında İstanbul, Beyoğlu nda kurulan Atelye Alaturka , Varolan veya varlığı hakkında düşünce üretilen herşey tasarımın nesnesidir ve tasarlanan herşey üretilebilir, ilkesiyle kongre, lansman, bayii toplantıları, konseptli geceler, fuar standları, mağaza, korner düzenlemeleri, nokta standlar, her türlü toplantı ve tanıtım için mekan tasarımı ve düzenlemelerinde öncü bir kuruluş olmuştur. Bu konularda Türkiye de birçok ilke imza atan Atelye Alaturka, akademik, artistik yaratıcı kadrosu ile gerçekleştirdiği tüm çalışmalarda düşündüğünü tasarlama, tasarladığını uygulama başarısı göstermektedir.
Hizmet verdiği kurumlara tüm partnerlik ilişkilerinde çalışma etiğine ödünsüz bağlılık göstererek, mekansal tasarım ve duyusal iletişim konularında
2. Rüzgar Enerjisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi RÜGES 2009
Elektrik Mühendisleri Odası Samsun Şubesi ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü işbirliği ile 4-5 Haziran 2009 tarihlerinde Samsun da gerçekleştirilen 2. Rüzgar Enerjisi Sempozyumunun (RÜGES 09) sonuç bildirgesi yayımlandı.
Enerji, özellikle de elektrik enerjisi, insan yaşamında tartışmasız bir önceliğe sahiptir. Enerjisiz bir yaşam, günümüz koşullarında neredeyse olası değildir. Gelişen teknoloji ve artan enerji açığı bütün ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de yeni enerji kaynakları üzerinde daha fazla düşünülmesini ve hızlı bir şekilde alternatiflerin üretilmesini gerekli hale getirmiştir. Yeryüzünde fosil yakıtların insan sağlığına verdiği zararlar ile neden olduğu sera gazlarının küresel ısınma ve iklim değişiklerine yol açması, diğer yandan nükleer enerji kaynaklarının toplumsal, çevresel ve ekonomik açıdan oldukça maliyetli olması, ülkelerin öz kaynaklarını daha etkin biçimde kullanımının önemini artırmıştır. Özellikle teknolojik gelişmeye bağlı olarak ortaya çıkan çağdaş gereksinimlerden dolayı, enerji üretimi ile ilgili bilimsel araştırmalar, alternatif ve daha kullanışlı enerji kaynaklarına yönelmiştir. Günümüzde doğal dengenin korunması, sürekli yenilenebilir enerji kaynaklarının işlenmesi ve kullanılmasının önemi giderek artmaktadır.
Enerji üretim kaynaklarını kesintisiz, güvenilir, ucuz temiz ve çeşitlendirilmiş kaynaklardan sağlayabilmek ve verimli kullanmak önemlidir. Ne var ki bu güne kadar kullandığımız birçok enerji dönüştürme yönteminin çevreye ve insanlara verdiği zarar artık ciddi boyutlara ulaşmıştır. Özellikle yirminci yüzyılın acımasız ve neye mal olursa olsun daha fazla üretim, daha fazla kar güdüsünün, gerek çevreye, gerekse canlılara onarılamaz derecede zarar vermesi, enerji gereksiniminin insana daha yakışır biçimde nasıl karşılanabileceği sorusunu ve araştırmasını beraberinde getirmiştir. Ülkelerin, kendi halkalarına ve dünya halkalarına daha güzel bir dünya sunabilmek için, öz kaynaklarından daha fazla enerji üretmeye yönelmeleri kaçınılmazdır. Bu noktada doğanın adil ve eşitlikçi davrandığı rüzgar, güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları tüm insanlığın hizmetinde olacaktır.